Damar sertliği

Damar sertliği nedir?

Sağlıklı bir insan vücudunda, damarların esnek yapıda olması gerekmektedir. Kişi hareketlerini gerçekleştirdiği esnada, damarların da aynı şekilde hareket etmesi gerekir. Bu esneklik, kanın akışını da aynı şekilde olumlu etkiler. Fakat yaşanan herhangi bir komplikasyonda damarlardaki kolesterol düzeyi yükselir. Bu sertleşme; damarlarda iç bölümlere doğru ilerledikçe, kanın akışını zorlaştırır ve beyin kanaması, kalp krizi gibi riskli hastalıklara neden olarak kişinin hayatını kaybetmesine sebebiyet verebilir.

Belirtileri nelerdir?

Damar sertliği zor fark edilen bir hastalıktır, belirti vermeyebilir. Bu sebeple de tıkanıklığın ilerlemesi durumunda kalp krizi, inme ve beyin kanaması gibi hastalıklar direkt olarak görülebilir. Bu hastalarda en sık olarak; kalp ritimlerinde bozukluk görülmektedir. Sık terleme, burun kanamaları, şiddetli baş ağrısı, bilinç kaybı, hareket sisteminde bozukluk, böbrek yetmezliği gibi belirtiler görülmektedir. Yavaş yavaş meydana gelen bu hastalık genellikle, 50 yaşın üzerindeki kişilerde belirti vermektedir. Nadiren de olsa çocuk ve gençlerde de karşılaşılabilmektedir.

Damar sertliği neden olur?

Damar sertliğinde tek bir sebep söylemek doğru olmayabilir çünkü birçok neden damar sertliğine neden olabilir. Burada en çok göze çarpan neden, yaşam tarzıdır. Kötü besleme, stres, sağlıksız yaşam şartları ve kötü alışkanlıklar damar sertliğinin en büyük nedenleridir. Damar sertliğine neden olan faktörleri sıralayacak olursak;

·Yüksek tansiyon

·Diyabet

·Kötü beslenme

·Sigara kullanımı

·Kanda kötü kolesterolün yüksek, iyi kolesterolünse düşük seviyede bulunması

·Hareketsizlik

·Genetik damar hastalıkları

·Yaşlanmak

şeklindedir.

Nasıl tedavi edilir?

Henüz çok ilerlememiş hastalarda damar sertliği ilaçla tedavi edilebilirken, ciddi vakalarda bypass operasyonu ve çeşitli minimal invaziv cerrahi uygulamaları ile damar sertliği tedavi edilebilmektedir. Son yıllarda gelişen teknoloji ile bu ameliyatlar çok küçük kesiler ile yapılabilmektedir. Damar sertliği tanısı konulmuş kişilerin tedavi süreçlerinden sonra da rutin kontrollerini aktarmamaları gerekirken, risk grubunda olan kişilerin de düzenli sağlık taramalarını ihmal etmemeleri gerekmektedir.